17 Mart 2016 Perşembe

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Absorpsiyon ( Absorption ) :

1. Işığın bir ortamdan/maddeden geçmesi veya bir yüzeyden yansıması sırasında şiddetinde oluşan azalmadır. Kristallerde soğurma, geçirilen ışığın titreşim doğrultusu ile değişebilir. Yani bir doğrultuda daha fazla soğurulabilir.

2. Alma, bünyesine alma veya asimile etme. Örnek: Sıvıların katı içinde veya gazların sıvılar içinde soğurulması gibi.

3. Enerjinin, sismik veya elektromanyetik gibi dalgaların, bir ortamdan geçerken başka bir enerji şekline (ısı gibi) dönüşmesi sonucu enerjilerinde kayıp oluşması. Absorpsiyon katsayısı bir dalga boyu aralığı boyunca oluşan cüzi enerji kaybıdır. Dolayısı ile yüksek frekanslı sinyallerin düşük frekanslı sinyallerden, aynı hat boyunca daha kolay yavaşlatılırlar. Kayaç  için tipik absorpsiyon katsayıları değerleri 0,25 - 0,75 dB/λ (dB : desibel, λ : dalga boyu)

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Absarokit ( Absarokite ) :

Olivin ve klinopiroksen fenokristallerini alkali feldispatların çevrelediği hamur maddesinde labrodorit ve olivin ( ve bir miktar lösit) içeren bir alkali bazalt türü. Azalan olivin içerikleri ve bir miktar koyu renkli cam ile şoşonitlere ve azalan olivin ve ojit içeriği ile de banakite geçiş yapar.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abrazyon ( Abrasion ) :

Bknz. Aşınma

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Ablasyon ( Ablation ) :

1. Kar veya buzun erime ile veya karıdan direkt gaz faza geçerken (süblimasyon) ortamdan ayrılması/ alınması. Ayrılan miktarın oranı, hava sıcaklığı, rüzgar hızı, nem, yağmur ve güneş ışıması (radyasyon) ile kontrol edilmektedir.

2. Kayaç malzemesinin özellikle rüzgar ile ortamdan alınması işlemi

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abiyotik  ( Abiotic ) :

Yaşamayan ya da yaşam icermeyen

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abiyojenez ( Abiogenesis ) :

Cansız maddeden türeyen canlı oluşumu işlemi.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisoplelajik ( Abyssopelagic ) :

Yaklaşık 2000 m. den daha derinde bulunan okyanus kısmı ile ilişkili çökel veya işlemdir.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Yelpaze ( Abyssal fan ) :

Abisal ortamda denizaltı kanyonun sonlandığı kısımda oluşan, kötü boylanmış malzemeden oluşan çökellerin oluşturduğu yelpaze.




BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Yarık ( Abyssal fissure ) :

Çok derin, 60-70 km. kadar derin olan ve kabuk altındaki magmanın içinden yükselebildiği yarık

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Tepe  ( Abyssal hill ) :

Baskın olarak düz, derin deniz tabanındaki nispeten küçük topografig yapılar olup, 50-250 m. yüksekliğe ve bir kaç km genişliğe ulaşabilirler. Böylesi yapılar daha çok Pasifik okyanusu tabanında 3000 - 6000 m. derinliklerde bulunurlar. 

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Teori ( Abyssal Theory ) :

Sıvı sahfadan başlayarak Yer yuvarının soğuması sırasında cevherlerin silikatlardan ayrıldığını savunan bir cevher teorisidir.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Özümseme ( Abyssal digestion ) :

Büyük derinliklerde ksenolit özümsenmesi veya sokulum kenarlarlarının özümsenmesidir.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Ova ( Abyssal Plain ) :

Bknz. Abisal Düzlük.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Ortam ( Abyssal environment ) :

Enderin deniz ortamı;yaklaşık 1000m. den daha derin deniz tabanıdır.


BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Kuşak ( Abyssal Zone ) :

2000 m'nin altındaki derinilik zonu. Bu zon denize doğru uzanır ve batiyal zondan daha derin olup, Toplam okyanus tabanının % 75 'ini kapsar. Bu zon en geniş Yer yuvarı ortamıdır. Tipik olarak soğuk karanlık yavaş -hareket eden dalgalı ; fuanası tipik olarak siyah ve gri hassas yapılı ve aerodinamik olmayan yapıdadır.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Kırmızı Kil  ( Abyssal Red Clay ) :

Volkan döküntülerinin demirli ve killi ayrışma ürünlerinden oluşan bir derin deniz çökellidir.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Kaya ( Abyssal Rock ) :

Büyük derinliklerde soğumuş ve katılaşmış magma kütleleridir. Plütonik kayaç ile eş anlamlıdır.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal  İntrüzyon/sokulum ( Abyssal intrusion ) :

Magmanın büyük derinliklere sokulmasıdır.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal İnjeksiyon ( Abyssal injection ) :

1. Çok derinlerde türeyen magmaların, yer kabuğundaki mevcut derin büzülme çatlaklarından yukarı yükselmeleri işlemleridir.
2. Çok derinden kaynaklanan enjeksiyon
3. Magmanın yerkabuğunun altından üstteki litosfere sokulmasıdır.

BÜYÜK JEOLOJİ SÖZLÜK


Abisal Fisür ( Abyssal fissure ) :

Bknz, Abisal Yarık